(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakanlarının paydaşı bulunduğu 39, 101, 338, 405 parsel sayılı taşınmazların paydaşların katılımı ile taksime tabi tutulduğunu ve kendilerine teslim edildiğini, davalılara da başka taşınmazlar verildiğini, davalıların dava konusu taşınmazları haksız kullanmak suretiyle elattıklarını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, taşınmazda kayden paydaş olduklarını, paylarına isabet eden bölümleri kullandıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı İsmail vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davaya konu edilen 39, 101, 338, 405 parsel sayılı taşınmazların paylı mülkiyet üzere olduğu, bunlardan 39 parsel dışındakilerde, davacıların miras bırakanları olduğunu iddia ettikleri Hanım'ın paydaş bulunduğu, 39 parselde ise Hanım'ın payının görülmediği anlaşılmaktadır.
İddia edildiği üzere, davacıların çekişmeli taşınmazlarda hak sahibi olduklarının kanıtlanması halinde eldeki davanın dinlenme olanağı bulacağı kuşkusuzdur. Böyle bir iddia yönünden öncelikle davacıların kayıt malikleriyle ilişkilerinin saptanması zorunludur. Ne var ki; davacıların taşınmazlarla kayden bağlantıları kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle davacıların 39 parsel sayılı taşınmazda kimin hak sahibi olduğunun ve davacıların bu kişi bağlantılarının açıklığa kavuşturulması, bu ve diğer parseller yönünden irs ilişkisine dayandıkları takdirde kayıt malikleri ile bağlantılarının veraset ilamına dayalı olarak kanıtlamalarının sağlanması, ondan sonra paylı mülkiyet hükümleri gözetilmek suretiyle çekişmeye çözüm sağlanması gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy