(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 5653 parsel s. taşınmazına, komşu 5652 parsel s. taşınmaz maliki davalının duvar örmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürüp; davalının elatmasının önlenmesi ile duvarın yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının, davacıya ilişkin taşınmaza müdahalede bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç´un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların bütün delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada, çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları, tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerce kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun şekilde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Somut olaya gelince, tespit dosyasındaki ölçümün davalının yokluğunda yapıldığı ve davalının bu işleme itiraz ettiği, yargılama sırasında da şerit metreyle ölçüm yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, yukarda ilke ve olgular göz önünde tutularak yerinde 3 kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılması, bilirkişilere kadastral yöntemlere uygun olarak ölçüm yaptırılması (takometre ile) önce verilen bilirkişi rapor ve krokileri göz önünde tutularak, bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hüküm kurulmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy