(2004 S. K. m. 125, 132, 134)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişmeli taşınmaza davalı Özkan'ın aldığı yuva kredisinden dolayı ipotek konulduğunu, taşınmazın davalı Vergi Dairesinin vergi alacağından dolayı ihale ile davalı İlhan'a satılması sonucu, tapu kaydından ipoteğin silindiğini, ancak ihalenin feshedildiğini, ipotek alacaklarının öncelikli olduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile davalı Özkan adına tescili ve taşınmazdaki ipoteğin yeniden ihyası isteğine bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Vergi Dairesi ve İlhan tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hülya Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve ipotek tesisi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın davalı Özkan adına kayıtlı iken, alınan yuva kredisinden dolayı davacı banka lehine 03.05.1993 tarihinde 2.196.360.000.TL. bedelle, 1. derecede fekki banka tarafından bildirilinceye kadar ipotek tesis edildiği, davalı Özkan tarafından borcun ödenmemesi üzerine, 02.05.1997 tarihli ihtarname ile borcun muaccel hale geldiği, ancak Devlet Bakanlığının talimatı nedeni ile takiplerin ertelendiği, bu arada taşınmazın davalı Vergi Dairesinin alacağı nedeni ile 25.03.1998 tarihinde davalı İlhan'a ihale ile satıldığı, ihalenin ise Ankara 13. İcra Hakimliğinin 13.07.1999 tarih, 1998/251 esas, 1999/365 kararı ile feshedildiği ve kararın 12. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Değinilen süreç göz önünde bulundurulduğunda davalılardan Özkan'ın davacı bankadan aldığı kredi karşılığı taşınmaz sicili üzerine konan ipotek kaydının teminat alanında değil borç karşılığı olduğu, dosya kapsamı ve özellikle taraflar arasında düzenlenen 03.05.1993 tarihli yuva kredisi sözleşmesinin 16. maddesi hükmü ile sabittir. Ayrıca anılan ipoteğin üst sınır ipoteği olmadığı alınan kredinin ferilerini de kapsar nitelikte bulunduğu ve bir limitin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Anılan taşınmazla ilgili olarak yapılan 06.03.1998 tarihli ihalenin 13.07.1999 günlü mercii kararı ile feshedildiği anılan kararın yargı denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği de açıktır. Bu durumda, taşınmaz üzerindeki davacı banka lehine olan ipotek kaydının terkininin ve davalı üzerinde bulunan sicil kaydının dayanaksız kaldığı tartışmasızdır. Diğer taraftan, davalı İlhan'ın ihale sırasında taşınmaz üzerindeki ipotek yükünü bilerek ihaleye girdiği ve taşınmazı edindiği de satış şartnamesinde belirtilen kayıtlardan anlaşılmaktadır. Öyle ise, mahkemece taşınmaz sicili üzerine davacı banka lehine olan ipotek şerhinin yeniden konulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen ve öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, ihalenin feshi ile birlikte davalı İlhan adına olan sicilin dayanaksız hale geldiği, O'nun bakımından yolsuz tescil niteliğine büründüğü tartışmasızdır. Ne var ki; anılan sicil kaydının tekrar eski kayıt maliki adına oluşmasında davacı bankanın hukuki yararı ve taraf sıfatı olduğu söylenemez. Bu isteğin banka bakımından yasal bir dayanağı da yoktur. İpoteğin yeniden tesisi ile birlikte davacı bankanın sözleşmeden ve ipotekten kaynaklanan hakları sicilin mevcut hali ile elde etmesine mani bir hal yoktur.
Hal böyle olunca, tapunun iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu isteğin kabul edilmiş olması doğru değildir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy