(4721 S. K. m. 683, 730)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki bulunduğu 1 nolu parseldeki 30 nolu bağımsız bölümünün bir kısmını komşu bağımsız bölüm maliki davalının duvar çekmek suretiyle kendi kullanım alanına kattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi,duvarın yıkımı isteğinde bulunmuştur.
Davalı,davacı ile birlikte duvarı çekip dava dışı derneğe kiraya verdiklerini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,dava konusu yerin dava dışı K Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından kiracı olarak kullanıldığı,derneğe davacı tarafından kiraya verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;çekişmeli 1 parsel sayılı taşınmazdaki 30 nolu bağımsız bölümünün davacıya,37-38-39 nolu bağımsız bölümlerin ise davalıya ait olduğu görülmektedir.
Mahallinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen rapordan,çekişme konusu 30 nolu bağımsız bölümün ortasından mimar projesine aykırı olarak duvar çekildiği,daha sonra tadilat projesine bağlanmadığı,bir bölümünün diğer davalıya ait bağımsız bölümlerle birleştirildiği,böylece taşınmazın intifa tarzının da değiştirildiği anlaşılmaktadır.Taşınmazın bu hali ile dava dışı derneğe 1.1.1996 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığı,kira sözleşmesinde davacının da taraf olduğu sabittir.
Ne var ki,anılan sözleşmenin davacının taşınmazdaki mülkiyetten kaynaklanan hakkını ortadan kaldırmayacağı kuşkusuzdur.Bunun yanında,çekişmeli bağımsız bölümün bir kısmı yönünden değişik bir kullanma tarzına muvafakati,davacının o yer bakımından mülkiyet hakkından vazgeçtiği anlamını da taşımaz.Diğer taraftan,bağımsız bölümün projesine uygun hale getirilmesinin dava dışı kiracının kira sözleşmesine dayalı haklarına etkili olmayacağı da muhakkaktır.
Hal böyle olunca,davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın mimari projesine uygun hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy