(4721 S. K. m. 683)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,miras bırakanları İsmail in paydaşı olduğu 135 parsel sayılı taşınmazın tamamını davalıların kullandıklarını,kendilerinin taşınmazda kullandıkları yer bulunmadığını ileri sürüp paya yönelik elatmanın önlenmesini istemişlerdir.
Davalılar,davacılar ile müşterek malik oldukları başka taşınmazlarda da kendilerinin hiç yer kullanmadıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,eylemli taksimin varlığının kabul edilemeyeceği ve davacıların taşınmazdan yararlanmasının engellendiğinin ispatlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece,çekişme konusu taşınmazda davacıların yararlanmasının engellenmediği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki,davaya konu 135 parselin tamamının davalılar ve dava dışı paydaşlar tarafından kullanıldığı davalıların kabulünde olduğu gibi,davacıların taşınmazdan yararlanmalarının engellendiği dosya içeriği ile de sabittir.Davalılar savunmalarında bu parsele karşı davacının başka bir parseldeki kendi paylarını kullandıklarını ileri sürmüşlerdir.Paydaşlar arasındaki fiili kullanım biçimine veya harici taksime değer verilebilmesi için o kullanma biçimi veya harici taksimin aynı parsele yönelik olması,tüm paydaşları bağlayacak nitelik taşıması gerekir.
Hal böyle olunca,davacıların payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken,olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddi doğru değildir.Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy