(3290 S. K. m. 13) (2981 S. K. m. 22)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 9 parsel sayılı taşınmaza davalının hiçbir haklı nedene dayanmaksızın bina yapmak suretiyle elattığını belirterek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu yerle ilgili olarak tapu tahsis belgesi verildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalıya tapu tahsis belgesi verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davalıya çekişmeli yerle ilgili olarak tapu tahsis belgesi verildiği, belgenin geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır.
İmar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşaa edilen ve 2981 Sayılı Yasanın 2. maddesinde belirtilen yerlerde inşa olunmuş yapılar hakkında adı geçen kanun ve bu kanuna değişiklik getiren 07.06.1996 tarihinde yürürlüğe giren 3290 Sayılı Yasa hükümleri göz önüne alınmak suretiyle olaya çözüm getirilmelidir.
3290 Sayılı Yasanın 13. maddesi ile değişen 2981 Sayılı Yasanın 22 maddesinin (b) bendinde, 2981 Sayılı Yasa kapsamına giren yapılarla ilgili olarak yargı mercilerinde açılmış davalar yürütülemeyeceği gibi, haklarında evvelce yıkım kararı alınmış ve kesinleşmiş olan yıkım işlemlerine de bu kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bunun istisnası ise çekişme konusu yapının özel kişiye ait gayrimenkul üzerine yapılmış olmasıdır. Özel kişiler arasında yıkımın önlenmesi konusunda anlaşma sağlanamıyorsa, bu çeşit yapının yıkımı engellenemeyecektir. Yerinde yapılan uygulamada da davalının tahsis belgesiyle kendisine tahsis edilen yer dışına da taşmadığı saptanmıştır.
Hal böyle olunca, yukarıda öngörülen yasal düzenlemeler gözetilerek davanın durdurulmasına karar verilmesi gerekir. Davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy