(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, müşterek miras bırakan anneleri Feride'nin 2823 parseldeki payını, gerçek iradesi bağış olduğu halde satış göstererek davalı kızına devrettiğini ileri sürerek, muvazaa nedeniyle tapunun payları oranında iptalini ve adlarına tescilini, ayrıca ecrimisil tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, ölümüyle davaya dahil edilen tek mirasçısı Mustafa davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle iptal-tescil isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Mustafa tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.11.2003 Salı günü saat 9.30 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi M. Ataker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptali-tescil isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere özellikle temlikin mirastan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre iptal-tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki, çekişmeli taşınmazda miras bırakan tarafından davalı N.'ye devredilen ve davaya konu edilen 40/293 pay dışında N.'nin kendisine ait 59/293 payının daha bulunduğunun, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlarla sabit olması karşısında, sözü edilen 59/293 payın hüküm kapsamı dışında bırakılması gerekirken hükme dahil edilmesi doğru değildir. Kabule göre de, imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli üzerinden iptal-tescile karar verilmesi yerine kadastral parsel bakımından hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç: Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy