(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Ali Soysal'ın 294 parselin 1/3 payına sahip olduğunu, bu taşınmazdaki payını satmak için emlakçılık yapan davalı Vahdettin Kaya ile anlaştıklarını, satış konusunda aralarında adi senet düzenlediklerini, taşınmazı satmak için davalı Vahdettin'in muristen vekalet aldığını, murisin bu işlemleri yaparken hasta ve sağlıksız olduğunu, murisin öldüğü gün davalı Vahdettin'in taşınmazı tapuda eniştesi olan diğer davalı Tuncay Yıldız'a devir ettiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı gibi muris ölü olduğu halde vekilin bu işlemi yaptığını ileri sürüp tapunun iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar vekili, iddianın yerinde olmadığını, satışın geçerli olduğunu, vekaletnamenin kötüye kullanılmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine, davacı Maide'nin davasının açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar Dairece somut olayda miras bırakanın 21.9.2000 tarih ve 44829 yevmiye nolu vekaletname ile davalı Vahdettin'i satış yetkisini de içerir biçimde vekil tayin ettiği, ayrıca anlaşma başlığı altında tarihsiz adi bir belge ile 294 parsel sayılı taşınmazdaki murisin payının satışı ve bedelinin ödenmesi koşulları ile m2 birim fiyatının 10 milyon lira olarak tesbit edildiği miras bırakanın 16.10.2000 tarihinde öldüğü, aynı gün davalı vekilin çekişmeli taşınmazdaki murisin payını 30 milyar bedelle diğer davalı Tuncay'a temlik ettiği, eldeki davanın açıldığı tarihte de dava dışı 47 kişinin taşınmazın maliki aleyhine ilamsız takip ile haciz şerhi konduğu, davalı Tuncay'ın bu takibe hiçbir itirazda bulunmadığı sabittir.
Hal böyle olunca, öncelikle miras bırakanın veraset ilamının istenilmesi, Malik Tuncay ile vekil Vahdettin'in akraba ve yakın arkadaş olup olmadıklarının araştırılması, ayrıca taşınmaz üzerinde uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak satış tarihindeki gerçek değerinin belirlenmesi, haciz şerhinin konulmasında bir muvafakat bulunup bulunmadığı üzerinde durulması, bundan sonra yukarıda değinilen ilke ve olgular çerçevesinde bir araştırma yapılması gerekirken, gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uyulmuş ve bu defa davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.9.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Vahdettin Kaya vekili Avukat Murat Akıncı geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukat ile temyiz edilen vs. vekili avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.215.000.000 lira bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına 21.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy