(4721 S. K. m. 701)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan kardeşleri F. Sarı'nın kendilerinden başka bir mirasçısının daha bulunduğunu, davalı A. Sarı'nın kardeşleri İ.'in oğlu davalı B. da davalı A.'in yakın arkadaşı ve işvereni olduğunu, davalı A.'in hukuki ehliyete sahip olmayan muristen hile ile genel satış yetkisi içeren bir vekalet alıp murisin ölümünden 3 ay önce tüm mal varlığı olan 2, 3 ve 6 nolu parselleri diğer davalıya tapuda vekaleten çok düşük bir bedelle devrettiğini, ancak taşınmazları kendisinin kullandığını, davalı ile murisin zararına el ve işbirliği yaparak murisi zararlandırdığını, asıl amacın ise kendilerinden mirastan mal kaçırmak taşınmazların tümünün kendisine intikalini sağlamak olduğunu ileri sürerek bu nedenlerle tapuların payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalılar ise yapılan işlemlerin doğru ve satışların gerçek olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, murisin ehliyetli olduğunu taşınmazları iyi niyetle tapudan satın aldıklarını bildirip davanın reddini savunmuşlar.
Mahkemece, davacıların iddia ettiği vekalet görevinin kötüye kullanılması olgusu ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.9.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden B. Karahan vekili avukat B. U. Savaş ile temyiz edilen vs. vekili avukat F. Er geldiler davetiye tebliğe rağmen diğer temyiz eden vekili avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi H. Çelik tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın pay oranında kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişmeli taşınmazların davacıların miras bırakanına ait olduğu, davalı B. Karahan'ın ise terekeye göre 3. kişi konumunda bulunduğu, terekenin de elbirliği mülkiyetinde olduğu sabittir.
Davacılar, terekeye iade değil de pay oranında istekte bulunduğuna göre taşınmazdaki mülkiyet durumu gözetildiğinde Medeni Kanunun 701. maddesi hükmünce böyle bir isteğin dinlenilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru değildir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy