(6831 S. K. m. 2) (4706 S. K. m. 5, 7/b, 8) (2886 S. K. m. 75)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, kendisine ait 2395 ada 9 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından elatılıp çeşitli muhtesatlar ve gazino yapıldığını, bir kısım binaların halen inşaat halinde olduğunu, davalının bu eyleminin haksız bulunduğunu, ecrimisil de ödemediğini ileri sürerek davalının elatmasının önlenilmesini, tüm muhtesatların yıkılmasını ve toplam 6.620.833.000 TL. ecrimisilin davalıdan tahsili ile kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, açılan davanın yersiz olduğunu bildirip reddini savunmuştur.
Mahkemece, ecrimisilin idare tarafından Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre tahsil edileceğinden bu konuda açılan davanın reddine, elatmanın önlenilmesi ve yıkım hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 5.10.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Lalekent Yapı Koop. başkanı Kemal Akkaya ile yine temyiz eden hazine vekili avukat Ulviye Sarp geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenilmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenilmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteği bakımından ise davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B ve 2924 sayılı yasa hükümleri uygulanmak suretiyle hazine adına orman dışına çıkarıldığı, 1988 de davalı kooperatifin 1 adet Gazino ve 12 adet natamam bina inşa ederek kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazıldığı, 2.9.1993 tarihinde ikinci kadastrosunun yapıldığı, belediye imar hudutları içerisinde kalan kısımlarına yeni parsel numaraları verildiği, yapılan kadastroya hazine tarafından itiraz edildiği, dava reddedilerek kararın kesinleştiği ve üzerindeki şerhle 9.11.1998 tarihinde hazine adına tescil edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı Kooperatifçe çekişmeli taşınmaza vaki elatmanın haklı ve geçerli nedene dayalı olduğu söylenemez. Ancak yargılamanın devamı sırasında, 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile 4706 Sayılı Yasanın 5. maddesi değiştirilmiş, yine aynı yasanın 8. maddesi ile 4706 Sayılı Yasaya 7/b bendi eklenmiştir.
Anılan düzenlemeler hazineye ait olup, belediye ve mücavir alan içerisindeki taşınmazlardan kişilerin muhtesatı olanlar ve zilyetlikleri bulunanlar yönünden satın alma imkanı getirilmiş, bu düzenlemelerle satın alma yöntemleri belirlenmiştir.
Yargılama aşamasında davalı kooperatifin çekişmeli taşınmazı satın alma savında bulunmamış ise de mevcut yasal düzenlemeden yararlanması gerekeceğinde de kuşku yoktur. Ayrıca, koşullarının oluşması halinde de davacı hazinenin haksız işgal nedeni ile ecrimisil talep etmesinde ve bunun genel mahkemede hüküm altına alınmasında yasal bir engel yoktur. Hazinenin değinilen istek bakımından 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesi hükmünden yararlanma olanağı bulunduğu gibi genel mahkemede bu isteğini dava konusu yapması olanaklıdır ( HGK. 25.2.2004 tarih ve 120-96 ). Ecrisimil isteği açısından İzmir 4. İdare Mahkemesinin verdiği 12.3.1999 tarih ve 1998/764-1999/226 sayılı kararı da hazinenin ecrimisil istemesine engel teşkil etmez.
Hal böyle olunca, öncelikle davalı kooperatifin 4916 Sayılı Yasadan yararlanma olanağının bulunup bulunmadığının araştırılması, koşulların varlığının saptanması halinde ecrimisil davasına bakılması, bilirkişi aracılığı ile belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacı ve davalı vekillerinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile kararın yukarda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy