(4721 S. K. m. 719) (3402 S. K. md. 20)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,davalı ile komşu olduklarını,davalının babası Osman ile anlaşarak eski patika yolu araba yolu haline getirdiklerini,ancak Osman'ın ölümünden sonra davalının çitle çevirmek suretiyle yolu kapattığını,dava konusu yerin belediye imar planında da yol olarak bırakıldığını ileri sürüp yola elatmanın önlenmesine,yolun açılmasına ve birer milyar lira maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,çekişmeli yerin babasına ait tapu kaydı kapsamında kaldığını,davacıların araziden izinsiz yol geçirerek 5 adet meyve ağacını kestiklerini,dava konusu yerin kadimden beri yol olmadığını,meyve ağaçlarının bedeli olarak beş milyar tazminat ile birer milyar lira maddi ve manevi tazminat isteyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,dava konusu yerin davacılara ait tapu içerisinde kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne,maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur.Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittikleri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi,gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip,doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması,doğru esasa dayanmıyorsa,ilk tesisin deki sınırlara itibar edilmesi,ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi,böylece yanların dayandığı,usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan,dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi;gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması,komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir.Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Somut olayda,yukarıdaki ilke ve olgulara uygun olarak taraf tapularının hükme yeterli olacak şekilde uygulandığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca,yanlara ait tapuların ilk tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmesi,hudutlarda değişiklik varsa sebebinin araştırılması,özellikle tapunun tesis tarihindeki yolun zemindeki yollardan hangi yol olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.Davalının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,17.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy