(1086 S.K. m. 73)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,kayden paydaşı bulundukları 6503 ada 29 parsel sayılı taşınmaza davalının ev yapmak suretiyle tecavüz ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım,olmazsa enkaz bedelinin ödenmesi suretiyle elatmanın önlenmesi ve binanın yıkımına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,dava konusu yapının Azize 'ye ait bulunduğunu,binanın numarataj,su aboneliği,elektrik aboneliği ve vergi kayıtlarının Muazzez adına olduğunu belirtip davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuş,ayrıca yapının 1986 yılında yapılıp 2981 Sayılı Yasaya tabi olduğunu,taşınmazdaki belediye hissesi için Muazzez ın başvurduğunu,yıkım fahiş zarar doğuracağını bildirip temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece,dava konusu parsel üzerindeki binanın davalının eşi Muazzez 'e ait olduğu,davalının sıfatı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece,davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Davacılar,kayden paydaşı bulundukları taşınmaza kayıtla ilgisi bulunmayan davalının ev yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Yıkım istekli davalarda, zemin maliki yanında yıkımı istenen yapı sahibinin de davada yer alması zorunludur.Somut olayda yıkımı istenen muhtesatın davalı Ahmet 'e değil davalıyla birlikte aynı evde yaşayan dava dışı Muazzez'e ait olduğu anlaşılmaktadır.Ancak,bu kişiye dava yöneltilmemiştir.Davanın muhtesat sahibi kişinin eşi olan davalı aleyhine açılması husumette yanılgı değil,noksanlıktır.
Hal böyle olunca,dava konusu yapının maliki ve davalının eşi Muazzez in davada yer almasının sağlanması,yanların bildirdikleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen yön gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy