(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, müşterek murislerinin maliki bulundukları 19 parsel (tevhiden 27 parsel olan) sayılı taşınmazı, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla tapuda satış gibi gösterilerek davalılara devredildiğini ileri sürerek miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, murisin taşınmazlarını eşit olarak mirasçılarına paylaştırdığını, davalıların öteden beri murisle çalıştıkları için ev yerinin davalılara verildiğini, belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazın davalılara devredildiği gerekçesiyle miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 30.12.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat Ü.T. ile temyiz edilen vekili Avukat M.B. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hâkimi U.Ş.'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre muvazaa olgusu kanıtlandığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların sübuta ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, miras bırakanların 1/2 şer oranında paydaş oldukları ve muvazaalı olarak davalılara temlik edilen 19 parsel sayılı taşınmazın dava dışı B.D.'a ait 18 nolu parselle tevhit edildiği ve 27 parsele dönüştüğü, 27 nolu parsel üzerinde yapılan inşaatın tamamlandığı ve taşınmazda kat irtifakı kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalıların 27 parsel üzerinde bulunan binadaki bağımsız bölümler üzerindeki mevcut paylarının davacının veraset belgesinde yazılı bulunan mirasçılık payı oranında iptal ve tescile karar verilerek davacının paydaş kılınması gerekirken, kaydı kapatılan 19 parsel üzerinden hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy