(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 3223 sayılı parseli davalı A.'dan haricen satın aldığını, ancak A.'ın bu yeri diğer davalı İ.'a kayden sattığını, kendisinin taşınmazdaki evi tadil edip masraf yaptığını ileri sürerek temliken adına tescilini olmadığı takdirde yaptığı masraflar nedeniyle tazminat istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuş, ayrıca davalılardan İ. Yıldıran açtığı 2002/80 Esas sayılı davada davacı M. Demir'in taşınmaza haksız elatmasının önlenmesini ve ecrimisil talep etmiş, her iki dava birleştirilmiştir. Mahkemece, şartları oluşmadığından temliken tescil davasının reddine, davacının yaptığı masraflar ile harici satış bedelinin dava tarihindeki değerinin davalı A.'dan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava bakımından ise davacı (karşı davalı) M.'ın taşınmaza elatmasının önlenmesine, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı A. ile (karşı davacı) İ. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi M. Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat; birleştirilerek görülen karşı dava ise elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, temliken tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne, karşı dava yönünden ise elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine dair verilen karar davalı A. ile davalı (karşı davacı) İ. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere; davacı M. ile kardeşi A. arasında çekişmeli taşınmazın harici satışı konusunda anlaşmaya varıldığı, M.'ın harici satış bedeli olarak A.'a iki milyar TL. ödediği; sonradan aralarındaki anlaşmanın bozulduğu ve A.'ın taşınmazı 6.9.2001 tarihinde davalı (karşı davacı) İ.'a kayden satarak devrettiği sonucuna varılmaktadır.
Bilindiği üzere; 10.7.1940 gün ve 1/77 Sayılı Yargıtay İnançları Kararı uyarınca, harici satışın sona ermesi halinde taraflardan her biri aldığını geri vermekle yükümlü bulunduğuna göre davacı M.'ın zorunlu ve faydalı masraflar yanında ancak harici satış bedelini isteyebileceği açıktır.
Öte yandan; davacı M.'ın maliki olmadığı, başka bir anlatımla kayden karşı davacıya ait taşınmazda oturmasının karşı davacı bakımından haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, karşı davacının davacıya gönderdiği ihtarnameyle de onun oturmasına muvafakat etmediğini gösterdiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; asıl dava yönünden iki milyar TL. harici satış bedeli ile 3.941.433.000.TL. zorunlu ve faydalı masraflara hükmedilmesi yerine harici satış bedeli üzerinden ayarlama yapılarak fazlaya hükmedilmesi doğru değildir. Karşı dava yönünden ise elatmanın önlenmesi yanında karşı davacının kayden malik olduğu tarihten itibaren ecrimisile de karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddedilmesi de isabetsizdir. Davalı A. ile davalı (karşı davacı) İ.'ın bu yönlere değinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 15.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy