(4721 S. K. m. 683) (634 S. K. Ek. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı bulundukları 1095 ada 112 parsel s. taşınmazlarına davalıların kendilerinden izin ve onay almadan sağlığa zararlı olan davalı İ. A.Ş.'ye ilişkin baz istasyonunu ortak alan olan bahçeye kurduklarını ileri sürüp, elatmanın önlenmesine, baz istasyonunun kaldırılmasına, davalı Hüseyin tarafından yıkılan bahçe duvarının eski hale getirilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, dava, Kat Mülkiyeti Kanunu'na dayanılarak açıldığından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, baz istasyonunun E. A.Ş. ile yapılan kira sözleşmesi gereğince kurulduğunu, bahçe duvarının önceki malik ile anlaşılarak yıkıldığını, kanuni mevzuata uygun biçimde kurulan baz istasyonunun sağlığa zararlı olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın müşterek mülkiyet üzere olup taşınmazda iki ayrı evin olduğu, baz istasyonu anteninin davalı Hüseyin'in evinin çatısına, konteynerin ise davalı Hüseyin'in kullanımındaki bahçeye kurulduğu, davacının baz istasyonunun sağlığa zararlı olduğu yolunda bir iddiası bulunmadığından yönetmelik hükümlerine göre bir ölçüm yapılmadığı, kat mülkiyetine dayanıldığına göre baz istasyonunun davacılara bir zararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Karar: Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım, eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişme konusu 112 parsel s. taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğu, davadaki çekişmenin de üzerinde kat mülkiyeti kurulan yapıdaki ortak yer üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflarda kat malikidir.
Öyle ise, çekişmede 634 S. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, anılan kanunun Ek 1. maddesi hükmü gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy