(818 S. K. m. 18, 511, 514) (4721 S. K. m. 706)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı Toğan N. C.'ın kendisinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu 212 nolu parseldeki 1/6 payını ikinci eşi olan davalıya ölünceye kadar bakma akti ile muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek iptal ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece "miras bırakanın tüm mal varlığının saptanması, bilirkişi aracığıyla niteliklerinin ve parasal değerlerinin belli edilmesi, çekişmeli taşınmazın tüm mal varlığı içerisinde konumunun ve değerinin açıklığa kavuşturulması, böylece soruşturmanın tamamlanmasından sonra değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.10.2004 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Aydın Zevkliler ile temyiz edilen vekili Avukat İdil Uçanay geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 212 parsel sayılı taşınmazın 1/6 payının miras bırakan tarafından davalıya ölünceye kadar bakma akti ile temlik edildiği görülmektedir. Davalının bakım borcunun yerine getirilmediği ileri sürülmemiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında değinilen hususlarda yapılan inceleme ve araştırma sonucu belirlenen miras bırakanın kalan mal varlığı ve öteki temlikleri dikkate alınıp, yine bozma ilamında değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, davalıya bakım akti ile yapılan temlikin miras bırakanın mal varlığı içerisinde makul ölçülerde kaldığı, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000. TL. duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy