(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; davacı 22.5.1956/1 ve 29.3.1961/5 sıra nolu tapu kayıtları ile maliki bulunduğu taşınmazın kapsamında kalan bir kısım yerin davalı 37 ailenin yararlanması koşuluyla T. Köyü Tüzel Kişiliğine tahsis edilmesine ilişkin 47 nolu Toprak Komisyonunun 12.12.1960 tarih ve 140 sayılı kararına dayanılarak tapu siciline yansıtıldığını ileri sürerek tapu iptali ile bu karara konu 7.731.000 m2 yer üzerindeki çekişmenin giderilmesi ile elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalılardan bir kısmı davayı kabul etmişler, bir kısmı davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece ... Yanlar arasındaki sorun özde mülkiyet uyuşmazlığı olduğundan işin esasının tahsis kararının iptaline gerek olmaksızın incelenmesinin doğru olduğu, ancak genel yayla ve meraların çıplak mülkiyetinin hazineye ait bulunduğu davalı olma sıfatı bulunan hazinenin taraf olduğu bir davada ihtilafın çözüme ulaştırılabileceği, davalılar ile dava dışı hazine arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan hazinenin de davaya dahil edildikten sonra yeterli araştırma ve inceleme yapılarak bilirkişilere uygulama sonuçlarını yansıtan rapor ve kroki düzenlettirerek tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamından sonra birleştirilen dava ile karşı davacılar, 1956/I ve 1961/5 sıra nolu dayanak tapu kayıtlarının yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapuların iptalini istemişlerdir.
Mahkemece, yapılan keşif ve bilirkişi raporlarına göre davalılara tahsis edilen taşınmazın davacı tapusu kapsamında kalmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Karar, davacı karşı davalı Mustafa Türk tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.10.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat T. Yazıcıoğlu Av. E. Dikbaş ile temyiz edilen Hazine vekili Av. U. Sarp, M. Osmanoğlu vs. vekili avukat Ş. Koçak geldiler davetiye tebliğe rağmen diğer temyiz edilenler ve vs. vekili avukat ile yine diğer temyiz edilenler C., M. ve T. Osmanoğlu ile N. Alkan'a çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemeden döndüğü ve gelmedikleri görüldü, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Ü. Akdoğan'ın tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve tahsisle oluşan kayıtların iptali, birleşen dava tapu iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın ise konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece önceden kurulan hükmün bozulmasına dair 5.2.1991 tarih 1990/16690 Esas 1991/1270 Karar sayılı ilamda da değinildiği üzere davacının davada dayandığı 1956/I ve 1961/5 sıra nolu tapu kayıtlarının sahih esaslı bulunduğu 4753 Sayılı yasa uyarınca tesis edilen kayıtların özel kişilerin mülkiyetinde olan yere ilişkin olması halinde kamulaştırma ya da satın alma gibi yasal bir neden olmaksızın oluşturulması durumunda bu kayıtlara itibar edilemeyeceğine değinilmiş, davacı kayıtlarının yerine usulünce uygulanmasının gereği ifade edilmiştir.
Bozmaya uyularak yerinde yeniden yapılan keşif ve keşif sonucu teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokiler ile mahallinde dinlenen bilirkişi ve tanık anlatımlarından, dava dayanağını teşkil eden tapu hudutlarının sabit ve değişmez olduğu bu yer kapsamında 21, 22, 43 ve 42 tevzii parsellerinin bulunduğu ve bu yerlerin davacının tasarrufunda olduğu saptanmıştır.
Öyle ise Pazaryolu ve Yukarı Yol, Körükbeleni-Körük Yanı Obuz-Büyükdere-Çakıllık Gözünden Bozçamağı-Aslan Burnundaki Pazar Yolu ile çevrili bu sınırlar dahilindeki 21-22-43 ve 42 parsellere davalıların bir elatmasının bulunmadığı belirlenmek suretiyle, elatmanın önlenmesi davasının reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak davadaki iddianın ileri sürülüş biçiminden 4753 Sayılı Yasa uyarınca oluşan tapu kayıtlarının da iptalinin istendiği kuşkusuzdur. Nitekim önceki bozma ilamında bu hususa da işaret edilmiştir.
Öyle ise, yukarıda kapsamı açıklanan davacı tapuları içerisinde kaldığı belirlenen 21-22-43 ve 42 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarının hukuken geçerli bir işleme dayalı bulunmayıp, yolsuz tescil niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle, bu kayıtların iptaline karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru değildir.
Sonuç: Hükme yönelik öteki temyiz itirazlarının reddiyle davacının bu yöne değinen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy