(818 S. K. m. 397)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, çekişmeli taşınmazlarda miras bırakanı adına kayıtlı payların vekil aracılığıyla davalıların miras bırakanına temlik edildiğinden söz edilerek, davalılar tarafından miras bırakanlar aleyhine, tespite itiraz davası açıldığını, açılan iptal davası sonunda çekişmeli payların davalıların adlarına tescil edildiğini miras bırakanın dava tarihinde ölü olduğunu, temlikin de sahte vekaletname ile yapıldığın ileri sürülerek yargılamanın iadesi ile önceki davanın reddini, çekişmeli payların iptal ve tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.10.2004 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vekili avukat M. A. B. geldi. Davetiye tebliğe rağmen temyiz eden vs. vekili Avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi A. S. Çalıkoğlu tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki dava ölü M. Elma'ya vekaleten 10.7.2002 tarihinde Avukat M. A. B. tarafından açılmıştır. M. Elma'nın 16.8.2001 tarihinde öldüğü, kayden sabittir. Vekil adı geçenden ölüm tarihinden önce aldığı vekalete dayalı olarak eldeki davayı açmıştır.
BK. 397. maddesi hükmüne göre ölümle vekalet ilişkisi sona erer. Davada ileri sürülen hususlar aynı yasa hükmünün 2.fıkrası hükmü kapsamında da düşünülemez. Öyle ise, usulüne uygun olarak açılmış bir davanın varlığından söz edilemez.
Hal böyle olunca, vekilin davada dava açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy