(1580 S. K. m. 70, 83)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,belediye adına kayıtlı bulunan 167 ve 65 parsel sayılı taşınmazların davalı idarenin istemi ile 167 parselin tarım fuarı olarak tahsisen satışının 65 parselinde yurt binası yapılmak üzere satışının encümen kararı ile yaptığını,davalı idarenin taşınmazları halen tahsis amacına uygun olarak kullanmadığını,ayrıca satışın belediye meclis kararı olmadan encümen tarafından gerçekleştiğini,işlemlerin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek tapu iptal,tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazların bedeli karşılığı satın alındığını,davacı belediyenin kötü niyetli olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,dava konusu taşınmazların belediye encümeninin kararı ile tapuda satıldığı,davalı idarenin tahsis amacına aykırı bir faaliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Davada ileri sürülen iddianın ve davalı tarafın savunmasının içeriğine göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, davacı Belediyeye ait taşınmazların mülkiyetini satış yoluyla nakleden temliki işlemin, hukuken geçerli sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; 1580 sayılı belediye Kanunun 70 ve 83 maddelerine yorum getiren gerek Adli; gerekse İdari Yargı kararlarında belediye taşınmazlarının satışına karar verme yetkisinin, belediye meclislerine ait olduğu ilkesi benimsenmiş ve yargısal uygulama istikrar kazanmıştır. Ne var ki, bu konuda alınacak meclis kararlarının hangi unsurları kapsaması gerektiği hususu önem taşımaktadır.
Gerçekten, belediye meclislerinin " Belediyenin taşınmazlarının satışına " yada " belediye Başkanınca veya belediye encümenince uygun görülen taşınmazların satışına" şeklindeki genel nitelikte olan ve yetki devri anlamına gelen kararları, hukuki sonuç doğuramaz ve geçerli kabul edilemez. Öyle ise, belediye meclis kararlarına, satılacak taşınmazların ada ve parsel numaraları, mevkii ve yüzölçümleri raice uygun tahmini bedelleri yazılmalıdır.
Somut olayda,çekişmeli 167 ve 65 parsel sayılı taşınmazların 20.4.1987 tarih ve 23.2.1989 tarihli akitlerle davalı idareye satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır.Ancak,bu satışın belediye meclis kararına dayalı olup olmadığı yolunda bir araştırma yapılmış değildir.
Hal böyle olunca,yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle satışın belediye meclis kararına dayalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması,ondan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy