(4721 S. K. m. 701, 702)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları M.C'nin ölümünden 8 gün sonra 1952 ada, 98 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ( 2 ) nolu bağımsız bölümün davalı H'ye, ( 3 ) nolu bağımsız bölümü n davalı S'ye vekili davalı N. tarafından temlik edildiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, ölümle vekalet görevinin sona erdiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı S., çekişme konusu bağımsız bölümü kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükleniciye düştüğünden yükleniciden satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar N. ve H. davayı kabul etmediklerini bildirmişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı S. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava ve birleşen dava, tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davadaki istek, davacıların miras bırakanına ait taşınmazların geçerli olmayan vekalet ilişkisine dayalı olarak temlikinin yolsuzluğundan bahisle pay oranında iptal ve tescile dairdir. İsteğin, belirtilen niteliği itibariyle tereke adına olması gerekeceğinde kuşku yoktur. Davacılar, Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesi anlamında terekeye ait hakların korunması değil, mülkiyetine ilişkin istekte bulunmuşlardır.
Tereke, elbirliği mülkiyetine tabi olup terekeye ait isteklerin tereke adına ve iştirakçilerin tamamı tarafından yahut tereke temsilcisi aracılığıyla ileri sürülmesi asıldır. Paydaşların kendi adlarına ve paylarına yönelik açtıkları davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, sonradan dava dışı paydaşların davaya katılması suretiyle davanın görülebilirlik koşulu da yerine getirilemez.
Eldeki dava ve birleşen davada yer alan iştirakçiler dışında başka paydaşların olduğu da anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, görülebilirlik koşulu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalı S'nin temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy