(01.04.1974 Tarih 1/2 Sayılı YİBK ) (1086 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı olan babası Y.'un mirastan mal kaçırmak amacıyla 2207-2217-2278-2282 ve 2321 parsel sayılı taşınmazların tapulama tespiti sırasında dava dışı oğlu N. adına tescilini sağladığını, onun da yine muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek payı oranında iptal-tescil, olmadığı takdirde mahfuz hissesi oranında tenkisini istemiş, 29.1.2002 tarihli oturumda tenkis isteminden feragat edilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Nallıhan Asliye hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece dava konusu taşınmazların Seben ilçesi Güneyce Köyü hudutları içerisinde bulunduğu, taşınmaz mala ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmasının zorunlu olduğu, HUMK. nun 13. maddesinde öngörülen kesin yetki kuralı gereğince yetkisizliğe karar verilmesi gerekeceği gerekçesiyle bozulmuş, anılan mahkemece verilen yetkisizlik kararından sonra Seben Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 2217 parselin muristen intikal etmediği gerekçesiyle bu taşınmaz yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.10.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden İ. Ceylan vekili Avukat Y. Renkli ile yine temyiz eden E. Çatak vekili Avukat M. Bilen geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Ü. Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının temyizine gelince; davacı çekişme konusu 5 ayrı taşınmazın dava dışı N. ile ortak miras bırakan babası Y.'a ait iken mirastan mal kaçırmak amacıyla muris tarafından kadastro tespiti sırasında kardeşi N. adına tespit ve tescil ettirildiği, onunda davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Gerçekten de dava konusu 2207, 2217, 2278, 2282 ve 2321 parsel sayılı taşınmazların tapulamaca senetsizden dava dışı N. Ceylan adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin 21.7.1987 tarihinde kesinleştiği, davacının da dava dışı kardeşi adına yapılan bu işlemlerin muvazaalı olduğundan bahisle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tapu sicilinde kayıtlı bulunmayan ve harici satışa konu olan taşınmazlarda zilyetliğin devrinden ibaret olan mülkiyetin nakli işlemleri hiçbir şekil şartına tabi değildir. Muris muvazaası hukuksal nedenine dayanan davaların tapu sicilinde kayıtlı taşınmazlar hakkında söz konusu olabileceği 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararında vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu, bu tür taşınmazların satış ve bağışlanmasına ilişkin sözleşmelerin herhangi bir şekle tabi bulunmadığı ve bu nedenle 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının olayda uygulama yeri olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davalı vekili için 375.000.000 TL. duruşma avukat parasının diğer temyiz edenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy