(3533 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı hazine, kayden maliki bulunduğu 1 nolu parselin imar planında park ve dinlenme yeri olarak düzenlendiğini ileri sürüp imar planının iptali ile taşınmazın hazineye ait olduğuna ilişkin tespit kararı verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazın mülkiyeti konusunda uyuşmazlık bulunmadığını; kesinleşmiş imar planında park ve dinlenme yeri olarak belirlendiğini; ancak bedelsiz olarak belediyeye devri hususunda herhangi bir işlem yapılmadığını, idari işlemin iptali davasının idari yargıda görülebileceğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece davaya hakem sıfatıyla bakılması gerekeceği gözetilerek görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken genel hükümlere göre sonuçlandırılması doğru değildir gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi B. D. Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, imar planının iptali ile mülkiyetin hazineye ait olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Dairece, tarafların sıfatı gözönünde bulundurulmak suretiyle, olayda 3533 Sayılı Yasanın uygulanması gerektiği gerekçesi ile önceden verilen kararın 15.10.2003 tarihinde bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasa ile 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi değiştirilmiş, taşınmazın aynına ilişkin çekişmeler, anılan yasa kapsamı dışına çıkarılmıştır. Dairece, yasanın yürürlüğünden sonra yanılgıya dayalı olarak mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup, resen ve yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulmalıdır. Yanılgıya dayalı olarak oluşturulan kararlar, tarafları yararına kazanılmış hak doğurmaz.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yerel mahkeme kararının anılan sebepten ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy