(4721 S. K. m. 640, 701, 702, 703)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları adına kayıtlı 738 parsel sayılı taşınmaz üzerine, murisin petrol istasyonu açtığını, ölümüne kadar kendisinin işlettiğini, varlıklı biri olduğunu, diğer çocuklarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazı ve üzerindeki benzinliği bedelsiz olarak, muvazaalı bir işlemle davalıya tapuda satış şeklinde devrettiğini ileri sürüp, kaydın iptali ile mirasçılar adına payları oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı, bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazı alacak ekonomik gücünün bulunduğunu, davacıya da değerli taşınmazların muris tarafından verildiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının satış tarihinde alım gücünün olmadığı, tapudaki değer ile gerçek satış değeri arasında aşırı oransızlık bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi B. Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden, davadaki isteğin, terekeye iade biçiminde olduğu anlaşılmaktadır. Öyle ise, taraflar arasındaki çekişmenin Türk Medeni Kanununun elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekir. Mirasçılardan olup, dava dışı bulanan D. dosyaya sunduğu dilekçesi davaya muvafakat etmediğini bildirmiştir.
Bilindiği üzere; elbirliği (İştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
MK. nun 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır.
Bu kural, MK. nun 701 maddesinde (... Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (İştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.
MK. nun 702/2 maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir. Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. (11.10.982 tarih 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Nitekim bu görüş bilimsel alanda da aynen benimsenmiştir.
Somut olayda, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortak bulunmaktadır. Anılan ortak davaya olur vermediğine göre miras şirketine MK. nun 640. mad. uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 23.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy