(1086 S. K. m. 428)
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları C. Gülsoy'un kendinden mal kaçırmak amacıyla maliki bulunduğu bütün taşınmaz, kooperatif ortaklığı, kamyonet, iş makinası ve maden çıkarma haklarını bedelsiz olarak, muvazaalı bir biçimde davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürüp tapu kayıtlarının, kooperatif ortaklığının devri ve araçların devri işlemlerinin iptali ile payı oranında adına tescilini, maden ruhsatlarının iptali ile 3213 sayılı Maden Kanunu gereğince devir öncesi ruhsat sahibi C. Gülsoy adına tescilini istemiştir.
Davalı, dava konusu malların aslında kendisine ilişkin olup, murisin yanında işçi olarak gösterilip SSK'dan emekli olabilmesi için muris babası üzerinde kayıtlı bulunduklarını, devir işlemlerinin murisin vasiyetnamesine uygun olarak yapıldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işlemlerin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. A.'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden miras bırakanın 1368 ada 8 parseldeki 60 no.lu bağımsız bölüm ve 155 ada 102 parsel sayılı taşınmazları ölümünden kısa bir süre önce mirasçısından mal kaçırmak amacıyla davalıya kayden temlik ettiği anlaşıldığına göre bu taşınmazlar yönünden iptal-tescile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Kooperatif hissesi, iş makinaları, traktör, kamyon ve maden işletme ruhsatlarının devrine yönelik açılan davaya gelince:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılmıştır. 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararı miras bırakanın tapuda kayıtlı taşınmazları bakımından uygulama niteliğine sahiptir. Öyle ise, tapu sicilinde kayıtlı bulunmayan sair mal ve hakların bu kapsam içerisinde olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Bu isteklerin tenkisi mümkün ise de, eldeki davada böyle bir istem söz konusu edilmemiştir.
Hal böyle olunca, 1368 ada 8 parsel 60 no.lu bağımsız bölüm ve 155 ada 102 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy