(818 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 2 nolu parselde bulunan evi davalılardan satın aldığını, yıkıp yine ev yapmak için belediye ve tapuya müracaat ettiğinde 40 milyara satın aldığı evin zemininin bir kısmının 1 nolu yine davalılara ait parsel üzerinde kaldığını öğrendiğini, aslında evin tamamını dolayısıyla zeminin de tamamını satın aldığını ancak taşınmaz gerek kendisi gerekse davalılar tarafından tek parça sanıldığından 1 nolu parselin satışa konu olmadığını satışın hatalı yapıldığını ileri sürerek, 1 nolu parselin de adına tescilini istemiştir.
Davalılar E. ve Ü. iddianın doğruluğunu kabul etmişler; diğer davalılar, 2 nolu parselin babalarından kaldığını ve davacıya da bu parselin satıldığını, annelerinden kalan 1 nolu parselin satışa konu olmadığını, davacının tapuda kayıtlı bulunan taşınmazı satın aldığını, hataya düştüğünü ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satım ve alım iradelerinin her iki parseli kapsadığı ancak çekişmeli parselin hata sonucu satışa konu yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 8.6.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden v.s. vekili Av. B. Doğan ile temyiz edilen vekili avukat M. Demirezen geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi M. Ataker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayden davalıların miras bırakanına ait bulanan 2 parsel sayılı taşınmazın 15.10.2002 tarihli resmi akitle davacıya satış yoluyla temlik edildiği görülmektedir. Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazın da sözü edilen akit kapsamında olması gerektiğini belirterek yapılan hatalı işlem nedeniyle anılan parselin de iptaliyle adına tescilini istemiştir. Noksanın tamamlanması suretiyle getirtilen satış akdinin dayanağı belgeden, akdin münhasıran 2 sayılı parsele ilişkin bulunduğu, 1 sayılı parselin aynı akde konu edildiğine dair bilgi ve belgenin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan Borçlar Kanununun 23. ve devamı maddelerinde düzenlenen hata hukuksal nedenine yönelik isteklerin irade bozukluğu iddiasından kaynaklandığı, böyle bir iddianın sübutunun akdin tarafına ancak akdi bozma yetkisi tanıyacağı kuşkusuzdur. Hataya düştüğünü ileri sürenin bu durumu nedeniyle yeni bir hak ihdasını isteyemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy