(4721 S. K m.719) (3402 S. K. m.20)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı ve birleştirilen dava davacıları; çekişmeli taşınmazın kayden malik oldukları 1997/13 ve 1954/13 ve kök kayıt 1926/34 ve 35 sıra nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını davalıların bu yerde hak iddia ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi yıkım 2002/35 esas sayılı dava davacıları ayrıca ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı ve karşı davacılar, dava konusu taşınmazın 1978/20 ve kök kayıt 1927/117 sıra nolu tapu kapsamında kaldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmişlerdir.
Diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, birleştirilen 2000/86 esas sayılı davanın davacıları yönünden davanın kısmen kabulü ile davalıların elatmalarının önlenmesine, ecrimisil isteminin reddine, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davacı-k.davalı ve davacılar tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 6.4.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Necati Topaloğlu vs. vekili Av.Necati Özlü ile temyiz edilen Emine Akyüz vs. vekili avukat Hasan Şentürk geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden ile diğer temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Birleştirilerek görülen davalar, elatmanın önlenmesi yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, birleştirilerek görülen davalardan 2000/86 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, diğer davaların reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden tarafların 1997/13-1954/13-1978/20 sıra nolu tapu kayıtları ve 1926/34-35 ve 1927/117 sıra nolu kök kayıtlara dayanarak eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yerinde yapılan 3 keşif sonunda bir hüküm kurulmuşsa da yapılan soruşturmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Herşeyden önce hükme dayanak yapılan krokiden keşfi izleme olanağı bulunmamaktadır. Diğer taraftan 2000/86 esas sayılı davada dayanılan geldisi 1927/117 olan 1978/20 sıra nolu tapu kaydının yerine uygulanmadığı, yine dosyada bulunan yargı denetiminden geçen 1994/62 esas sayılı davada, çekişilen yer belli olmadığı gibi dava konusu edilenlerle bağlantısı kurulamamıştır.
Bilindiği üzere ; Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi;gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Sonuç: Somut olayda öncelikle taraflar arasında her bir dava yönünden çekişilen yerin açıklıkla saptanması, davalarda dayanılan tapu kayıtlarının yukarıda açıklanan esaslar dairesinde yerine uygulanması 1994/62 esas-1996/36 karar sayılı dosyada kesinleşen hüküm yerinin belirlenmesi ve taraflar arasındaki çekişmenin saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik inceleme ile yetinilerek hüküm kurulması isabetsizdir. Davacılar ile davacı-karşı davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy