(4721 S. K. m. 13, 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, annesi F. Özcan'ın akıl zayıflığı nedeniyle vasi tayini davası açtığını, F. Özcan'ın bu halinden faydalanan diğer çocuğu Bayram Özcan'ın aldığı vekaletname ile vasi tayini davasını öğrendikten sonra dava konusu 7 adet taşınmazı, aynı gün düşük bedelle davalıya muvazaalı olarak sattığını, ehliyetsiz kişiden alınan vekaletname ile yapılan satışların batıl olduğunu, vesayet davası devam ederken ölen F. Özcan'ın oğlu Bayram'ın da vekalet görevini açıkça kötüye kullandığını ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile muris F. adına tescilini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazlardaki F. Özcan'a ait payları satın almadan önce paydaşlardan Ahmet Keskin'in payını gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, tapu kayıtlarında herhangi bir takyit bulunmadığını, tapu kaydına güvenerek satın alan iyi niyetli 3.şahıs olduğunu, vekaletname tarihinde F. Özcan'ın akli melekelerinin yerinde olduğunu gösteren doktor raporu bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, ayrıca kamulaştırıldığı anlaşılan 74 ada 5 parselin tapusunun iptalinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkemece, F. Özcan'ın vekalet ve satış tarihlerinde hukuki ehliyete sahip olmadığının anlaşıldığı, taşınmazların bir kısmının kamulaştırıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere özellikle hükmüne uyulan bozma ilamında öngörüldüğü biçimde karar verildiğine göre; davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak, davaya konu edilen 161 ada 2 parsel sayılı taşınmazın şuyulandırma işlemine tabi tutularak mülkiyet durumunda değişiklik meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, anılan taşınmazın imar uygulaması sonucu hangi parsellere gittiğinin açıklığa kavuşturulması, saptanacak imar parselindeki davacının murisinin payının dikkate alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, dosyada mevcut çelişkili yazılara dayanılarak karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazı bakımından yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene iadesine 30.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy