(4721 S. K. m. 806) (818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, murislerinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 3028 ve 3029 parsel sayılı taşınmazlarını davalılara temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı N. ise, iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan N.'nin iyi niyetli üçüncü kişi olduğundan hakkında açılan davanın reddine, davalılardan O.'a yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle kabulüyle tapu iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 4.10.2005 Salı günü saat 9.15'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan N.'nin 13.2.1989 tarihinde 3028 parsel sayılı taşınmazdaki 192/292 payı ile 3029 parseldeki 6009/6312 payını dava dışı M.'ya satış suretiyle temlik ettiği, M.'nın da 20.4.1993 tarihinde dava konusu taşınmazdaki paylarını davalı N. Çardaklı'ya sattığı, yine miras bırakanın 21.6.1978 tarihinde 3028 parseldeki 100/292 payını ve 3029 parseldeki 303/6312 payını davalılardan oğlu O.'a satış yoluyla devrettiği görülmektedir.
Miras bırakanın çekişmeli taşınmazlardaki paylardan oğlu O.'a yaptığı temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu benimsenmek suretiyle O. yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davalı N.'nin durumuna gelince; adı geçenin taşınmazlardaki paylarını ikinci el olarak edindiği görülmektedir. Davalının bu paylarını önceki malike muvazaalı devredildiğini bilmeksizin iktisap ettiğinin kanıtlanması halinde, bu edinimine değer verileceğinde kuşku yoktur. Ne var ki, mahkemece gerek miras bırakanın Mustafa'ya yaptığı temlik, gerekse anılan payların N.'ye devri konusunda sağlıklı bir araştırma yapıldığı söylenemez.
Hal böyle olunca, öncelikle ara malik M. bakımından miras bırakanın yaptığı temliklerin niteliğinin belirlenmesi ondan sonra bu payları edinen N. yönünden iyi niyet araştırması yapılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy