(1086 S. K. m. 436)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.11.2003 tarih ve 2002/1231-2003/1395 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin eski acentesi olan müvekkilinin acenteliğinin 15.04.2002 tarihinde feshedildiğini, taraflar arasındaki ek protokol gereği acenteliğinin tasfiyesi halinde istihsal hariç diğer hakların tasfiye karar tarihinden itibaren 1 yıl süre ile geçerli olduğunu, fesihten önce düzenlenmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı E. F.'ya ait aracın meçhul bir araçtan fırlayan taş yüzünden ve daha sonra Eminönü'nde park halinde iken yine meçhul kişilerce çarpılmak suretiyle oluşan hasarın davalı sigortanın eksperince 934.400.000.TL hasar belirlendiği ve bunun müvekkilince sigortalıya ödenip temlikname alındığını, ancak bu miktarın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazası sonrasında hiçbir resmi evrak düzenlenmediğini, ispat yükünün sigortalıya düştüğünü, rücu hakkını engelleyen sigortalının zarardan sorumlu olduğunu, süresinde ihbarda bulunulmadığını, davanın hasar ödeme yetkisinin de olmadığını, davacı tarafın müvekkiline borcu bulunduğunu ve buna ilişkin davanın devam ettiğini, ödenmesi gereken bir rakam olsa bile takas/mahsup yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı acentenin davalı sigortadan, bu meblağı rücuen talep hakkının bulunduğu ve takası istenilen alacağın başka bir davaya konu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy