(3533 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı hazine, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmaza davalının tesis yapmak suretiyle elattığını, birleştirilen dava ile de davalıya ait 2430 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve tapu iptali isteğinde bulunmuştur.
Davalı Belediye, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece 22.1.2003 tarih, 2003/99 esas 730 karar sayılı ilamı ile Yanların 3533 Sayılı Yasaya tabi kuruluşlardan olduğu çekişmeli taşınmaza ait mülkiyet uyuşmazlığının hakem önünde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmazın aynı ile ilgili tapu iptali, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın hakem önünde çözümlenmesi gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 29.6.1938 tarihli 3533 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle idare edilen Daireler ve Belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi idarelere ait Daire ve Müesseseler arasındaki ihtilafların tahkim yolu (hakem marifetiyle) ile çözümlenmesi gerekeceği muhakkaktır. Davadaki tarafların ise, anılan Yasanın 1. maddesinde belirtilen kuruluşlardan olduğu ve dava sebebinin taşınmazın aynına yönelik bulunduğu da sabittir. Ne var ki, 3.7.2003 tarihinde kabul edilip 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili ihtilaflar bu maddenin kapsamı dışına çıkarılarak çekişmelerin genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Görev kuralı; kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden (res'en) gözetilmesi gerekli bir usul kuralıdır.
Hal böyle olunca iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin eksiksiz toplanması, soruşturmanın tamamlanması, sonucuna göre işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy