(1086 S. K. m. 376, 388, 489) (2709 S. K. m. 141)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 1943 parsel sayılı taşınmazın 2 dönümlük kısmını davalının seracılık yaparak işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, muhtesatların kal'i ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, birleştirilen dava ile, davacı ve davacının babası Nasıf aleyhine, çekişmeli taşınmazı birlikte haricen satın aldıklarını, 2 dönümlük kısmın tapusunun kendisine devredileceği hususunda protokol yaptıklarını, bu nedenle iyi niyetle yapılandığı, ancak Nasıf'ın protokole uymayarak, taşınmazın tamamını oğluna muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek, iptal ve tescilini istemiştir.
Mahkemece, 1943 parsel sayılı taşınmaza davalının elatmasının önlenmesine, muhtesatların kal'ine, ecrimisil isteğinin kısmen kabulü ile birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı ve birleştirilen iptal-tescil davacısı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla;duruşma günü olarak saptanan 06.04.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vs. vekili avukat Hatice Avcı geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; birleştirilen dava ise, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; mahkemece yazılan kararda, dosyaya toplanan belgeler ve delillerin açıklanması ötesinde kararın gerekçe içerdiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Anayasanın 141. maddesi hükmü gereği bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK.'nun 376. maddesine göre son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararını gerekçesi ile birlikte ( tam olarak ) yazması ve hüküm sonucunu 489. madde de öngörülen biçimde tevhim etmesi asıldır.
Hükmün Sonuç bölümünde de istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve hakların birer birer açıkça şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılması zorunludur.
Mahkemece, kurulan hükmün Anayasa ve Usul Yasasının değinilen hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, davalı-birleştirilen iptal tescil davacısının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik öteki hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy