(1086 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 621 ada 3 parsel 1 nolu taşınmazın miras bırakan babası tarafından satın alınmasına rağmen davalı annesi adına tapuda işlem yapıldığını,davalı annesi Saide'nin de anılan taşınmazı davalı Faruk'a satış şeklinde temlik ettiğini,her iki işleminde mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak saklı miras payını almasını engellemek için yapıldığını ileri sürüp tapu iptal ve tescil ile tenkis isteklerinde bulunmuştur.
Davalı Saide,çekişmeli taşınmazı murisin satın aldığını ama adına tapu oluşturduğunu ve murisin isteğiyle de davalı oğlu Faruk'a devrettiğini,bedel almadığını,iyiniyetli olup kız çocuğunu zarar uğratmak amacının bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı Faruk,yetki ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş,bilahare yetki itirazını geri almış;esas yönünden ise iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,muvazaa iddiasının ispat edilemediği;davalı Faruk'a yapılan temlik yönünden ise temlik eden davalı Saide'nin sağ oluşu nedeniyle muvazaa iddiasının tartışılamayacağı;tenkis talebi açısından ise zaman aşımı bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, Borçlar Yasasının 18. maddesinden kaynaklanan muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali,tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Bilindiği ve H.U.M.K.'nun 13/1 maddesinde düzenlendiği üzere; taşınmazın aynına ilişkin davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.Bu maddedeki "taşınmazın bulunduğu yerden maksat" taşınmazın ilçe sınırları bakımından fiilen bulunduğu yerdir,yoksa tapuda kayıtlı olduğu yer değildir.Muvazaa nedeniyle açılan iptal,tescil davaları taşınmazın aynına ilişkin dava türlerinden olup,H.U.M.K.'nun 13/1 maddesi hükmüne tabiidir.Taşınmazın bulunduğu yerde açılması zorunlu olan dava birden fazla taşınmaza ilişkin ise aynı maddenin 3. fıkrasına göre taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır ve burada seçim hakkı davacıya bırakılmıştır.
Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin ve kesin olup,mahkemece kendiliğinden ( re'sen ) gözetilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, çekişme konusu taşınmazın E. İlçesi mülki hudutları içerisinde bulunduğu ve E. İlçesinin de İ. Adli Yargı çevresi içerisinde olduğu bilindiğine göre mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 6.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy