(775 S. K. m. 3) (5519 S. K. m. 1) (3533 S. K. m. 1, 4)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kütahya 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.10.2003 tarih ve 724-435 s. hükmün temyiz dilekçesinin reddine ait olan 14.4.2004 tarih ve 3763-4277 s. kararın düzeltilmesi süresinde davacı hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 775 S. Gecekondu Yasasının 3. maddesi gereğince taşınmazın mülkiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, çekişme konusu taşınmazın mülkiyetinin davacı belediyeye ilişkin olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davaya 3533 S. Kanun hükümleri gereğince hakem sıfatıyla bakılarak 11.6.2003 gününde 2002/724 esas 2003/435 karar sayı ile karara bağlandığı, hazinenin itirazının da 15.10.2003 gününde reddedildiği, kararın temyizi üzerine Dairece Hakem kararlarının temyizen incelenmesine olanak yoktur gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 3533 S. Kanun değişikliğe uğramadan önce; 5519 S. Kanunun 1. maddesinde öngörüldüğü üzere taşınmazların sicile tescilinde Genel Mahkemelerin görevli olması hali hariç, 3533 S. Kanunun 1. maddesi kapsamındaki bütün kamu kurum ve kuruluşlar arasındaki çekişmelerin niteliği ne olursa olsun hakem mahkemesi sıfatıyla çözüme bağlanması gerekmekte idi. Ne var ki, 3.7.2003 gününde kabul edilip 19.7.2003 gününde yürürlüğe giren 4916 S. Kanunun 24. maddesi ile 3533 S. Kanunun 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili çekişmeler bu maddenin kapsamı dışına çıkartılarak çekişmelerin genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Bir başka söyleyişle, taşınmazın aynına yönelik çekişmelerde 4916 S. Kanun değişikliği ile hakemin görevi son bulmuştur.
Bilindiği üzere; görev kuralı kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemelerce davanın her aşamasında kendiliğinden (re´sen) gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır. Öte yandan, kanuni düzenlemelerle sonradan yürürlüğe konulan usul hükümlerinin, özellikle mahkemelerin görevini belirleyen kuralların kesinleşmemiş eldeki davalarda da uygulanacağı açıktır.
Bu hale göre, değinilen açıklamalar ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, hakem kararına yönelik itirazın karara bağlandığı tarihte 3533 S. Kanunun 4. maddesi değişikliğe uğradığından hakem kararının ve buna bağlı itirazın reddi kararının kesinleştiği söylenemez. Öyleyse, görevsizlik kararı verilmek üzere hakem kararına yönelik itirazın kabulü gerekirken reddi yönünde yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Anılan husus hazinenin karar düzeltme isteği üzerine bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından hazinenin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 440. maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin maddi yanılgıya dayalı 14.04.2004 tarih, 3763/4277 S. temyiz dilekçesinin reddine dair kararının ortadan kaldırılmasına, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince hakem sıfatıyla verilen 15.10.2003 tarih 2002/724 Esas 2003/435 Karar s. itirazın reddi kararının HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy