(4721 S. K. m. 1023)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu dava konusu 75 parça taşınmazın satışı için davalı oğlu L.'yü vekil tayin ettiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak uzun yıllar yanında çalıştığı diğer davalı A. R. ile anlaşarak taşınmazları A. R.'ya temlik ettiğini, 75 parça taşınmazın davalı A. R.'ya devrinin hileli olduğunu, satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan L., husumet itirazında bulunmuş, diğer davalı A. R. davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair önceki karar Dairece ... davacının davalı oğlu L.yü vekil tayin ettiği, vekilin dava konusu 75 parça taşınmazı davalı A. R.'ya temlik ettiği, davacının bu temliklerin hileli olduğunu iddia ederek eldeki davayı açtığı, vekalet görevinin kötüye kullanılması açısından gerekli soruşturmanın yapılması, temlik tarihine göre bedellerin saptanması, taşınmazları alan kişilerin iyi niyetli olup olmadıklarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi ... gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davacının yargılamanın devamı esnasında ölümü üzerine, davaya tereke temsilci atanarak tereke temsilcisi marifetiyle yargılamaya devam olunmuş, dava sırasında bir kısım taşınmazların el değiştirmesi nedeniyle yeni malikler davaya dahil edilmiştir. Vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazları bedelinin altında davalı A. R.'ya sattığı, A. R.'nın da taşınmazların bir kısmını oğlu ve gayri resmi birlikte yaşadığı kişi ve onun akraba ve çocuklarına devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüyle tapuların iptaline ve davacının mirasçıları adına tescilcine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve bir kısım dahili davalılar vekilince süresinde duruşma istekli duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.10.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden A. R. Can vekili Avukat E. Bakırcı, M. Güler vs.vekili Avukat İ. Özen, N. Cilasın vs. vekili Avukat M. Deflar, A. Cilasın vekili Avukat F. C. Aydın ile Ö. Bulut, H. Kök, A. Dinçkan ve E. Taşdemir ile temyiz edilen vs. vekili Avukat İ. Akkaya geldiler.
Davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edenler vs. vekili Avukat gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin ve asillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve hükmüne uyulan bozma ilamından belirtildiği anlamda yapılan araştırma sonucundan çekişmeli 3871 1453/ada; 2, 3, 4, 5, 6, 8, 1645 ada; 1, 5, 1649 ada; 1, 2, 1678 ada; 1, 2 1457 ada; 1005, 1010, 1011, 1455 ada; 1020 (1/2 payı) 1454 ada; 1028, 1029, 1030, 1031, 1453 ada; 1055, 1056, 1057 parsel sayılı taşınmazların vekil aracılığıyla davalı A. R. Can'a yapılan temlikler ile, adı geçenle yakınlıkları bulunduğu anlaşılan davalılar S. Can, N. Cilasın, A. Cilasın, A. Cilasın'a intikal ettirilen 1458 ada; 13, 14, 15, 16, 17, 18, 1458 ada; 9,10,11,12, 1459 ada; 1, 1644 ada; 1, 2, 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazların temlikinin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği saptandığına göre söz konusu davalılar ve taşınmazlar yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Adı geçen davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Dava konusu edilen diğer taşınmazlara gelince; anılan taşınmazlar yönünden mahkemece yapılan araştırma sonunda taşınmaz maliklerinin taşınmazları edinmelerinde iyi niyetli olmadıkları kanıtlanmış değildir. Bu durumda adı geçenlerin Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanmalarının gerekeceğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; davalılar A. R. Can, A. Cilasın, N. Cilasın, A. Cilasın, S. Can dışındaki davalılar bakımından anılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değildir. Adı geçen davalılar dışındaki davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 400.000.0000 lira duruşma Avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy