(775 S.K. m.3) (4916 S.K. m.38/C)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine,kayden maliki bulunduğu 1019 parsel sayılı taşınmazı davalının havuz inşaatı ,otopark ve otel bahçesi yapmak suretiyle elattığını ve zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişme konusu taşınmazın D. Belediyesi sınırları içerisinde olduğunu,kanunen belediyeye intikal ettiğini,davacı hazinenin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını,taşınmazın imar planında konut yerleşim alanı olarak düzenlendiğini,havuz yapmak için belediyeden izin aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davacı hazinenin aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece,husumet yokluğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden 1019 parsel sayılı taşınmazın davacı hazine adına kayıtlı bulunduğu,bu yere davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılaşmak ve kullanmak suretiyle elattığı görülmektedir.
Öte yandan,çekişme konusu parselin belediye hudutları dahilinde olduğu,D. Belediye Başkanlığının 4.3.2002 tarihli yazısına göre 3.4.2001 tarih 2001/231 sayılı encümen kararı ile ifraz ve kamuya ait kısımların terkinine karar verilip,keyfiyetin tapu siciline bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, hazineye ait taşınmazların bulundukları belediyeler adına mülkiyetinin naklinin dayanağını 775 Sayılı Yasanın 3. maddesi teşkil etmektedir.
Bunun yanında ilgili belediyelerin yetkili kurullarınca oluşturulan idari kararlarında mülkiyetin naklini sağlayacağı kuşkusuzdur.
Diğer taraftan 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 38/C maddesi ile 775 Sayılı Yasanın 3. maddesi yürürlükten kaldırılmış olup anılan Yasanın yürürlük tarihi itibariyle koşulların oluşmasıyla kazanılmış haklar dışında söz konusu yasanın mülkiyetin nakline dayanak yapılmasına olanak kalmamıştır.
Diğer taraftan dosyadaki belediye başkanlığı cevabi yazısına rağmen çekişmeli 1019 parsel sayılı taşınmazın halen hazine adına kayıtlı bulunduğu da açıktır.
Hal böyle olunca,yukarıda değinilen ve hazine taşınmazının belediyeye naklini öngören sebeplerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmaksızın taşınmaz mülkiyetinin belediyeye geçtiğinden söz edilerek husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazı yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy