(1086 S. K. m. 437)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 11124 nolu parselde yer alan 4 nolu bağımsız bölümü 25.04.2001 tarihinde üzerindeki haciz şerhi ile birlikte satın aldığı halde taşınmazın ihale yoluyla Lokman Sevilgen adına tescil edildiğini, anılan kişinin de sırasıyla Kazım Gönültaş'a ve Muhittin Yıldırım'a satış yoluyla devrettiğini, kayıt malikinin kötü niyetli olduğunu bu nedenle temlik işlemlerinin geçerli olmadığını, taşınmazı iyiniyetle satın aldığını, tapu kaydında satışa arz kaydının bulunmadığını, icra ve tapu memurunun görevini yerine getirmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline olmadığı taktirde taşınmaz değerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Lokman Sevilgen, taşınmazı ihale yoluyla satın aldığını, ihalenin kesinleşmesi ile mülkiyeti iktisap ettiğini, davacının taşınmazı, üzerindeki haciz yükümlülüğünü bilerek satın aldığını, davalı Kazım Gönültaş ve Muhittin Yıldırımı da, taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldıklarını, iyiniyetin korunması gerektiğini, diğer davalılar da; husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacının taşınmazı üzerindeki yükümlülüğü bilerek, bütün hukuki sonuçları ile birlikte satın aldığı ve sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu, kayıt malikinin kötüniyetinin kanıtlanamadığı, diğerlerinin malik sıfatlarının sona erdiği gerekçesiyle Lokman Sevilgen, Kazım Gönültaş ve Muhittin Yıldırım hakkındaki davanın reddine, Mehmet Sever ve Ayhan Öztürk hakkındaki davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi İlknur Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının haciz şerhi ile yükümlü olarak edindiği, hacizden kaynaklanan ihale yoluyla taşınmazın satışının neticelerine katlanmak durumunda olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy