(1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 999 ve 1000 parsel sayılı taşınmazda davalılar Ali ile Mehmet ile paydaş olduklarını, izinleri olmadığı halde çekişmeli taşınmazın diğer davalılara kiraya verildiğini, kendilerine kira bedelinden bir pay da verilmediğini ileri sürerek, paylarına el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Mehmet ve Mahmut tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi H.G.'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden çekişmeli taşınmazlardaki davacılara ait payların cebri satış yoluyla dava dışı kişilere intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, HUMK'nun 186. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu ( müddeabihi ) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Kendiliğinden ( re'sen ) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; yukarıda açıklanan şekilde işlemlerin tamamlanması, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.09.2005 günü karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy