(3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 4569 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde adına kayıtlı iken daha sonra ortağı olduğu Yumta Gıda A.Ş.'ye devredildiğini ve üzerine şirket adına bina yaparak kullanmaya devam ettiklerini, ancak bu yerin hazine adına tescil edildiğini ileri sürüp tapunun iptali ile adına tescilini mümkün olmadığı takdirde bina bedeli ile tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazın imarla oluştuğunu, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tapusunun imar uygulaması ile oluştuğu, imar işleminin idari yargı yerinde iptal ettirilmediği gerekçesiyle iptal tescil isteminin reddine bina bedelinin taleple bağlı kalınarak ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal tescil olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki bina bedelinin tazmini isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptal, tescil talebinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden çekişme konusu taşınmazın öncesinin 24 kadastral parsel iken anılan yerde davacının paydaş olduğu daha sonra davacı ve diğer paydaşın paylarını dava dışı Yumta A.Ş.'ye temlik ettikleri bundan sonra taşınmazın 28.11.1998 tarihinde imar uygulamasına tabi tutularak 2.imar parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiği görülmektedir.
İmar şuyulandırma işlemi ayakta olup geçerliliğini koruduğuna göre bu aşamada dinlenme olanağı bulunmayan tapu iptal ve tescil isteğinin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Bu nedenle davacının anılan hususa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir reddine.
Davalının temyizine gelince; çekişme konusu imar parselindeki yapılarda imar şuyulandırma işlemi tarihi itibariyle davacının herhangi bir hakkı yoktur.
Öte yandan kayıt maliki hazine tarafından işgalciler hakkında açılmış bir dava söz konusu değildir. Öyle ise, davada davacı yararına 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, taşınmazdaki yapı bedeline ilişkin davacı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy