(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, murisleri F. Korkut'un mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 18 parselde bulunan 2 nolu bağımsız bölümü birlikte yaşadığı davalı S.'ya temlik ettiğini, 1 nolu bağımsız bölümü de oğlu V.'a intikalini sağlamak için M. Şimşek'e sattığını, M.'ında davalı Sabahat'a sattığını tüm bu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, temliklerin gerçek satış olduğunu muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muris tarafından davalılara yapılan temliklerin gerçek satış olduğu, muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.10.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat T. Köse ile temyiz edilen S. Korkut geldiler. Davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın kayden maliki olduğu 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölümle bağlantılı 1/2 payını 2.000.000.TL. bedel göstermek suretiyle evlilik dışı ilişkide bulunduğu davalı Satı'ya satış suretiyle temlik ettiği; daha sonra aynı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümle bağlantılı 1/2 payını da 7.1.1992 tarihli akitle dava dışı M.'a sattığı, onunda taşınmazı 24.12.1992 tarihli akitle diğer davalı S.'a 11.000.000 TL. bedelle intikal ettirdiği anlaşılmaktadır.
Miras bırakanın taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün oğlunun darda kalması ve hakkında icra takiplerinin bulunması sebebiyle ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan kayıt maliklerinin temlik tarihleri itibarıyla alış güçlerinin bulunduğu da dosya kapsamıyla sabittir. Öyle ise, davada S.'a intikal eden taşınmaz bakımından yapılan temlik işleminin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kanıtlanamadığından, bu davalı yönünden davanın ret edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davada S.'ya yapılan temlike gelince; adı geçen ev kadını olup dış gücünün bulunduğu kanıtlanmış değildir. Öte yandan miras bırakanın davalıya satılan bağımsız bölümde ölünceye kadar oturduğu anlaşılmaktadır. Satış tarihi itibarıyla miras bırakanın taşınmaz satmanın zorunlu kılan bir sebepte ispat edilmiş değildir. Bu durumda S.'ya yapılan temlikin gerçek bir satış olmadığı diğer bir deyişle mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca; davalı S.'ya temlik edilen taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy