(1086 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, çekişmeli 31 parsel sayılı taşınmazdaki 22 nolu bağımsız bölümünü 6 milyar lira bedel ve araba karşılığında davalıya satış suretiyle temlik ettiğini,ancak davalı tarafından satış bedeli ödendiği halde arabanın kayden devrinin yapılmadığını ileri sürerek davalı adına kaydın iptali ile adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, kesin hüküm bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,çekişmeli taşınmazla ilgili derdest dava bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla,duruşma günü olarak saptanan 12.4.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Celal Erkek vekili Avukat Halil Toksöz geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden,toplanan delillerden;taraflar arasında 31 nolu parseldeki 22 nolu bağımsız bölümün çekişmeli olduğu anlaşılmaktadır.Bu çekişme nedeniyle davacı tarafından Konya Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2003/28 esas sayılı davanın 13.6.2003 tarihli feragat beyanı üzerine redle sonuçlandığı,daha sonra 21.7.2004 tarihinde eldeki davanın açıldığı,davalar arasında sebep,konu,taraf birliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
H.U.M.K.'nun 95. maddesi hükmüne göre feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur.Beyanın hükme dönüştürülmesi,beyan tarihindeki olguyu belirlemekten ibarettir. Söz konusu kararın şekli anlamda sonradan kesinleştirilmesi,beyanın yukarda açıklanın sonuçlarını ortadan kaldırmaz,ileriye de götürmez.Beyan tarihi ile birlikte sonuçlanmış bir dava derdest olarak düşünülemez.
Belirlenen bu olgu ve ilkeler gözetilmek suretiyle eldeki davaya bakıldığında derdest bir davanın varlığından söz etme olanağı yoktur.
Sonuç: Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken derdestlikten söz edilerek davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy