(3621 S. K. m. 5, 9) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, tapuda davalı adına kayıtlı 2 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürüp tapunun iptali ile tescil harici bırakılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının tespitine, davacının genel mahkemelerde tapu iptali ve terkin davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve terkin isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaya hakem sıfatıyla bakılarak bu sıfatla sonuçlandırılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişikliğe uğramış, yeni düzenleme ile ... taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik... çekişmeler hakemin görev alanından çıkartılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlığın taşınmazın aynına yönelik olduğu tartışmasızdır. Öte yandan görev kuralları kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen (kendiliğinden) dikkate alınması zorunludur. Yeni yasal düzenleme eldeki dava bakımından göz önünde bulundurulmalıdır.
Hal böyle olunca, davanın, genel yargı yerinde görülmek üzere görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüne, HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,16.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy