(4721 S. K. m. 462)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, anneleri Nurdane'nin 523 parsel sayılı taşınmazını davalıya 750.000.000.-TL bedelle sattığını öğrendiklerini, ancak anılan işlemin ehliyetsizlik, hata, hile ve gabin hukuksal nedenleriyle geçersiz olduğunu ileri sürüp; tapu iptali ve Nurdane adına tescil istemişler, bilahare davacılardan Fatma'nın annesine vasi olarak atandığına dair vasi tayini kararını sunmuşlardır.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını ve dava konusu taşınmazı ondört milyar Liraya satın aldığını belirtip; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı Cuma yönünden sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacı Fatma'nın ise Nurdane'ye vasi olarak atanması sebebiyle anılan davacı yönünden davaya devam edilerek gabin hukuksal nedeninin unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S.T.'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçiminden; davacıların anneleri Nurdane'nin ehliyetsizliği de dahil olmak üzere birden çok hukuki sebepler ileri sürmek suretiyle maliki bulunduğu taşınmazı davalıya temlikinin yolsuz tescile dayalı olduğunu belirterek eldeki davayı açtıkları görülmektedir.
Gerçekten de, yargılama aşamasında kayıt maliki Nurdane'nin vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın ehliyetsiz adına açıldığı kabul edilmelidir. Ne var ki ehliyetsize tayin edilen vasi bakımından vesayet makamından Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi gereğince husumete izin olmaksızın yargılamaya devam edilmesine olanak yoktur. Bu durumda öncelikle sözü edilen yasa hükmü gereğince husumete izin belgesinin alınması, dava vekil sıfatıyla takip edilecekse vasiden vekaletname ibrazının sağlanması, ondan sonra yargılamaya devam edilmesi zorunludur.
Taraf teşkiline ilişkin bu eksiklikler giderildikten sonra, dosyada dayanılan hukuki sebepler yönünden birbirine uygun düştüğü ölçüde herbir sebebin dikkate alınarak araştırma yapılması gereklidir. Bu bakımdan öncelikle ehliyetsizlik iddiası üzerinde durulması, bu iddia kanıtlanamadığı takdirde diğer sebepler bakımından gerekli araştırma yapılması gerekirken, öncelikli olmayan gabin hukuki nedeni dikkate alınmak suretiyle karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy