(4721 S. K. m. 725)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu çekişme konusu taşınmaza, davalıya ait 4 parsel sayılı taşınmazdaki kümesin ve saçağın tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi H.G.'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davalının kayden davacıya ait bulunan 5 parsel sayılı taşınmaza yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 01.11.2004 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde belirtildiği üzere ( A ) ile işaretli yere bahçe, ( B ) ile işaretli yere kümes ve ( C ) ile işaretli yere saçak yapmak suretiyle tecavüz ettiği sabittir.
Mahkemece, ( B ) ile işaretli yer bakımından davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak ( C ) ile işaretli saçak tecavüzlü yer yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesinin unsurları bulunmadığı halde, bu yer bakımından irtifak tesisine karar verilmiş olması doğru değildir. Yasal düzenleme taşkın yapı için geçerlidir. Saçağın yasada belirtilen yapı olarak nitelendirilmesi olanaksızdır.
Sonuç: Hal böyle olunca, yukarda değinilen krokide ( C ) ile işaretli saçak bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy