(4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 648, 655)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, adına tapuda kayıtlı 1619 parsel sayılı taşınmaza davalının bina ve tarım yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürüp, davalının elatmasının önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davalı Kadir hakkındaki davalarını müracaata bıraktıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen değerin net olmadığını, hazinenin dava açma sıfatının bulunmadığını, iyi niyetli olduklarını ve binanın değerinin arsa değerinden fazla olması nedeniyle uygun bedel karşılığında adlarına tesciline aksi halde en az levazım bedeli karşılığında davanın kabulüne, yıkım talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının çekişmeli taşınmaza tecavüzünün saptandığı hazinenin binadan sübjektif yararlanma imkânının bulunmadığı yıkımın da fahiş zarar doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle davalının kayden davacı hazineye ait 1619 parsel sayılı taşınmaza, taşınmaz bütünlüğünü bozacak şekilde, haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattığı saptandığına, hazine yararına tayin edilen avukatlık parasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazı yerinde değildir.
Sonuç: Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 16.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy