(4721 S. K. m. 683) (6570 S. K. m. 7) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 154 parsel, C4 zemin kat 40 no'lu bağımsız bölümü kayden satın aldığını, önceki maliklerin yakını olan davalının kira sözleşmesi veya haklı bir sebep bulunmaksızın taşınmazda oturmaya devam ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, önceki malikler ile aralarındaki tapu iptali-tescil davasının devamı sırasında taşınmazın davacıya devri üzerine tazminat davasına dönüştürdüğünü, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, taşınmazın davacıya temlikinden sonra kiracı sıfatıyla oturduğunu, kira bedeli olarak ödenen paraların davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeden alınarak kabul edildiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı adına kayıtlı taşınmazı, önceki malikin akrabası olması nedeniyle davalının kullana geldiği, taraflar arasında tanzim edilmiş kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Senem Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının tamamen ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden özellikle eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden; davacının çekişmeli bağımsız bölümü 19.4.2002 tarihinde satın alma yoluyla edindiği, 6.5.2002 tarihinde davalıya keşide ettiği ihtarnamede ... taşınmazı konut ihtiyacı için satın aldığını, ... 6 aylık yasal süre içinde anahtarı teslim etmesini, tahliye tarihine kadar aylık 350.000.000 Tl. kira bedelini (kira tespit davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla) hesabına yatırmasını, aksi halde kira alacağı ve tahliye davası açacağını... bildirdiği, davalının kira bedeli olarak davacı hesabına düzenli biçimde para yatırdığı, bu konuda davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının davalının kiracılık sıfatını kabul ettiği ve artık haksız işgalden söz edilemeyeceği sonucuna varılmalıdır. Nitekim davacı tarafından, davalıya 6570 Sayılı Yasanın 7. maddenin d bendi uyarınca edinme tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde anılan bentte öngörülen biçimde ihtar çekilmiş ve keza bu maddede belirtildiği üzere 6 ay sonra tahliye davası açılacağı bildirilmiştir.
Hal böyle olunca, davalının çekişmeli yerde haksız işgalci olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy