(4721 S. K. m. 683, 725)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 394 parseldeki 4 no'lu bağımsız bölümü inşaat halinde satın aldıktan sonra daireyi kapatıp gittiğini, ancak taşınmazın davalı Özgül tarafından işgal edilerek diğer davalı Sultan'a kiraya verildiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi istemiştir.
Davalı Özgül, taşınmazı yükleniciden satış vaadi sözleşmesi ile satın alan kişiden yine satış vaadi sözleşmesi ile inşaat halinde satın alarak dairenin içine 25 milyar civarında masraf yaptığını ve Sultan'a kiraya verdiğini, yüklenicinin borca batık olması nedeniyle davacının emanetçi olduğunu, davacının taşınmazla hiç ilgilenmemesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu bildirip asıl davanın reddini savunup, muhik tazminat karşılığında tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre harcadığı paranın tazminini istemiştir.
Mahkemece, davacının tapuda kayıt maliki olduğu, ancak davalı Özgül'ün daireye iyiniyetle faydalı masraf yaptığı gerekçeleri ile elatmanın önlenmesi ve tazminat davalarının kabulüne, temliken tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 6.12.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Derya Aydın ile temyiz edilen Özgül Buğan vs. vekili avukat Şemistan Bekiroğlu geldiler. Davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Senem Altınbulak tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi; karşı dava temliken tescil, olmazsa tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve tazminata hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 4 no'lu bağımsız bölümün kayden 23.6.1994 tarihinden itibaren davacıya ait olduğu, davalıların anılan yerde kayda dayalı bir haklarının bulunmadığı ve bu yeri tasarrufunda bulundurdukları görülmektedir.
Bunun yanında, çekişmeli taşınmaz bakımından dava dışı Mustafa Mallı ile yine dava dışı Fikri Yazıcı arasında 14.6.2001 tarihinde satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, davalı Özgül'ün de 22.6.2001 tarihinde Fikri ile satış vaadi sözleşmesi düzenleyip anılan yere bir takım masraflar yaparak diğer davalı Sultan'a kiraya verdiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen olgular gözetildiğinde, davalıların çekişmeli taşınmazı haklı ve geçerli neden olmaksızın tasarrufları altında bulundurdukları tartışmasızdır. Öyle ise, elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Karşı dava bakımından hükme konu edilen tazminat isteğine gelince; davalı Özgül'ün kayıt maliki ile mülkiyete ve sözleşmeye dair bir ilişkisi mevcut değildir. Kayıtla ilgisi olmayan kişi ile yapılan satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak çekişmeli yerin işgali iyiniyetli sayılamaz. Taşınmazda yaptığı giderler bakımından kayıt malikinden kötüniyetli zilyedin talep haklarına sahiptir. Diğer bir anlatışla taşınmaz da yaptığı zorunlu giderleri isteyebilir. Buna karşın mahkemece faydalı masraftan hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, davalı Özgül'ün dava konusu taşınmazda yaptığı zorunlu masrafların bilirkişi eliyle saptanması ve bunun hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 450,00 YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy