(1086 S. K. m. 186, 409) (1136 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Ahmet Talayhan'ın 3 parça tapulu taşınmazını davalılara bağışladığı halde işlemin satış şeklinde yapıldığını ileri sürerek, muvazaa nedeniyle tapuların iptali ile adlarına tescilini olmadığı takdirde tenkisini istemiş, daha sonra davacılar vekili 21.10.2004 tarihli oturumda davayı atiye terk ettiklerini belirterek beyanını imzası ile tasdik etmiştir.
Davalılar, vekili de aynı celsede davanın atiye terkine bir diyecekleri olmadığını, kendilerinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir.
Mahkemece, davacının davasını geri aldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davacıların davasını geri aldıkları gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmolunmuştur.
Dosya içeriği, toplanan delillerden davacılar vekilinin 21.10.2004 tarihli oturumda "...davayı atiye bırakıyoruz, açılmamış sayılmasına karar verilsin diyerek" bu beyanı imzası ile tasdik ettiği yine aynı oturumda hazır bulunan davalı vekilinin de "... atiye bırakmaya bir diyeceğimiz yoktur, biz de davayı takip etmiyoruz..." şeklinde beyanda bulunduğu, beyanı imzası ile doğruladığı görülmektedir. Bu beyanlardan da anlaşılacağı üzere dava HUMK.nun 185. maddesinde belirtilen anlamda geri alınmamış, HUMK.nun 409. maddesinde öngörüldüğü gibi davanın takip edilmeyeceği bildirilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi istenmiştir.
Hal böyle olunca; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın geri alındığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı gibi; davacı vekili için Asgari Avukatlık Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre ücret takdiri gerekirken dava değeri üzerinden nisbi avukatlık parası tayini de doğru değildir.
Sonuç: Davacılar vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile kararın HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy