(3194 S. K. m. 17) (1580 S. K. m. 70, 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı 104 parsel sayılı taşınmazın kendilerine ait 18 parsel sayılı taşınmazla takas edildiğini, ancak takas işleminin usule uygun yapılmadığını ve takasa konu taşınmazların aynı değerde olmayıp belediyenin zarara uğradığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile belediye adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hülya Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kayden davacı Belediyeye ait bulunan 18 parsel sayılı taşınmazdaki 1978/2400 payın davalıya ait 104 parsel sayılı taşınmazdaki 1/12 payı ile 26.3.2004 tarihli akitle takas edildiği, 17.3.2004 tarihli encümen kararında ayrıca kalan 422/2400 payın da davalıya 3194 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca belirlenen bedel karşılığı satılmasına karar verildiği ve 18 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiği görülmektedir. Davacı anılan takas işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Taraflar arasındaki çekişmenin temlik tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler, özellikle 1580 Sayılı Belediye Yasası hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.
Bilindiği üzere; anılan Yasanın 70 ve 83. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi ve yorumu sonucu, belediye taşınmazlarının temlikine karar verme yetkisinin belediye meclislerine ait olduğu, uygulama ile benimsenmiş bir olgudur. Meclis kararına dayalı olmayan temliki işlemlerin geçerli bir hukuki sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur. Geçersiz idari işleme dayalı tasarruflar bakımından da bu tasarrufların yargı yerinde kaldırılması sonucunun beklenmesi gereksizdir. Zira, yasal düzenlemeye uygun olmaksızın, yapılan temliki işlem yolsuz tescil sonucunu doğurur ve bu sebebe davalı davaların görülme yeri de adli yargı yeridir.
Sonuç: Bu durumda, çekişmeli taşınmazın temliki işleminin meclis kararına dayalı olup olmadığının araştırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy