(1086 S. K. m. 78) (4721 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bağcılar 2. Hakimliğinden verilen 12.11.2004 gün ve 783-866 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü:
Karar: Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2004 gün ve 2002/783 esas-2004/866 sayılı kararının onanmasına dair Daire'nin 24.05.2005 gün ve 4817-6404 sayılı kararına yönelik davalı vekilinin 25.10.2005 tarihli karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde, anılan dilekçenin ikinci sayfasında böyle bir raporun hukukçu olarak kabul edilmesi affedilmeyecek bir hatadır, hatta kasıtlı bir davranış olarak mahkemeyi zan altında bırakacak şüpheler uyandırmıştır.
Üçüncü sayhifenin son paragrafında takdir hakkı dosyadaki delillere bakılmadan mı yapılmaktadır? Dosyada (muvazaayı ispat açısından) delil olarak tapu kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu vardır. Her halde veraset ilamına bakarak bu değerlendirmeyi yapmadınız. Tapuda gösterilen satış değeri de kesin delil sayılmakta olup kesin delilin aksi ispat edilemediği halde takdiri delil sayılan bilirkişi raporunun doğruluğunu kabul edip onayladınız burada da tanık beyanlarının aksini gösteren hiçbir delil olmadan delillerin takdirinde diyerek hata olarak nitelendirilemeyecek kadar açık yanılgılı karar vererek kararı onamış bulunmaktasınız. Yukarıda bedel ile ilgili muvazaa için geçerli olan hata veya kasıt aynı şekilde burada da mevcuttur.
Sekizinci (son) sahifenin istek bölümünde daha önceki temyiz dilekçemizde belirttiğimiz hususların Dairenizce iyi incelenmediği, mahalli mahkemece verilen kararın yasalara aykırı olduğu izah edildiği halde temyiz kararında itirazlarımız nazara alınmadan karar verilmiş olmasını hatadan çok kasıt derecesinde ağır ihmal olarak algıladığımızdan (hata ise tashihi kararda düzeltme olanağı vardır.) karara imza atan Başkan ve Hakimler ile Tetkik Hakimi hakkında görevlerini gereği gibi yapmamalarından dolayı tazminat haklarımız mahfuz kalmak üzere suç duyurusunda bulunmuş bulunuyoruz. Suç duyurusunda bulunmuş olmamız sizin davadan çekilmenizi gerektiren bir husus değildir. Bilindiği halde 28 yıl sonra açılan bir davada gerekli özenin daha dikkatli gösterilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Türk Medeni Kanununun 4. maddesi ile tanınan yetkilerin açıkça kötüye kullanıldığını düşündüğümüz için şikayette bulunduk. Gerek şikayet ettiğimizden gerek daha önceki kararın doğru olarak verildiği yönünde daha ısrarcı olarak dosyayı tarafsız olarak tetkik edemeyeceğiniz endişelerini taşımaktayız. Dosyayı tetkik edip etmemeyi takdirinize bırakıyoruz. cümle ve ibarelerinin kullanıldığı görülmektedir.
Dairedeki müzakere sırasında öncelikle karar düzeltme isteyen davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde yer verdiği bu sözlerin değerlendirilmesine geçilmiş, bu kelime ve cümlelerin görevle ilgili olarak ve tamamen hukuki ve vicdani kanaatleri doğrultusunda karar yazan Başkan ve Üyeler ile Tetkik Hakimi hedef alınmak suretiyle genelde Daireyi isnat altında bırakacak biçimde ve H.U.M.K.'nun 78/2 maddesindeki belirtilen münasebetsiz nitelikte olduğu kabul edilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekili Avukat Hamdi Tepe tarafından verilen karar düzeltme dilekçesi yönünden H.U.M.K.'nun 78/2. maddesi gereğince işlem yapılması ve anılan dilekçe ile ilgili olarak yasal gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sonuç: 1- Davalı vekili Avukat Hamdi Tepe tarafından verilen 25.10.2005 havale tarihli karar düzeltme dilekçesi içerdiği ibare ve cümleler itibari ile H.U.M.K.'nun 78/2. maddesi hükmü uyarınca münasebetsiz evrak nitelikte görüldüğünden bu ibare ve cümlelerin çıkartılması suretiyle yeniden düzenlenecek karar düzeltme dilekçesi vermesi için davalı vekiline bu kararın tebliğinden itibaren 10 günlük ek bir süre tanınmasına, aksi halde karar düzeltme isteminden vazgeçmiş sayılacağının kendisine ayrıca tebliğine,
2- Aynı avukat tarafından verilen ve bir bütün olan Daireyi isnat altında bırakan dilekçenin aslının, Daire karar örneği ile birlikte gereğinin değerlendirilerek yerine getirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
3- İstenilen husus yerine getirildiğinde Yargıtay'a gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, diğer hususların bilahare düşünülmesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy