(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, davacı V.'nin paydaş olduğu 35 parsel (tevhit öncesi 14 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin davacı Temel ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılacak binada 1., 2. ve 3. katlardaki birer dairenin davacı arsa sahibine verilmesinin öngörüldüğünü, davalının yükleniciden 5 nolu bağımsız bölümü satın almasına karşın arsa sahibine ait olması gereken 7 nolu bağımsız bölümü işgal ettiğini bu nedenle yüklenicinin de her ay S. şart bedelini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ile yüklenicinin ödediği cezai şart bedelinin yasal faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Davalı; satın aldığı yerde oturduğunu, taşınmaza masraf ederek oturulur hale getirdiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı V.'nin elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, diğer davalının alacak isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 7.3.2006 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Ş. Sucu vekili Avukat A. Sezgin ile temyiz edilen vekili avukat geldi. Diğer temyiz eden vs. vekili avukat avukatlara çıkarılan davetiye parçasının dönmediği ve vekillerin gelmedikleri görüldü, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Ü. Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve alacak isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 35 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu anılan yerde davacı ve dava dışı arsa malikleri ile yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bina inşa edildiği, yapılan binada bir kısım bağımsız bölümlerin edimi karşılığı arsa payı olarak yükleniciye temlik edildiği, davalının yükleniciden 20/252 payı 13.8.1998 tarihinde satış yoluyla edindiği, anılan yapıda kat irtifakı ve kat mülkiyetine geçilmediği, yapının ruhsatına uygun olarak yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı dava konusu bağımsız bölümü tasarrufu altında bulundurmakta, davacılar ise; bu yerin davalıya payı karşılığı temlik edilen yer olmadığını ileri sürmektedirler.
Böyle bir çekişmenin çözüme kavuşturulabilmesi için davalının payı karşılığı edindiği yerin sağlıklı biçimde saptanmasının gerekli olduğu kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece bu yönde yapılan belirlemelerin sağlıklı ve doğru olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, yerinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli bağımsız bölümün bulunduğu yapıya ilişkin projenin yerine uygulanması, yönetmeliğe uygun olarak yapılması gereken numaralandırma işlemine göre dairelerin olması gereken gerçek numaralarının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 07.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy